Sıkça Sorulan Sorular

Hacamat tedavisi, deri altında birikmiş, vücutta dolaşmayan kirli kanın ve dokular arasındaki sıvıda birikmiş atıkların vücuttan uzaklaştırılması işlemidir. Böylece temiz kanın vücutta rahatça dolaşması sağlanır. Hacamat tedavisi Peygamberimiz (s.a.v)’in sağlıkla ilgili tavsiyelerinden ve bizzat uyguladığı sünnetlerindendir ve 70 hastalığa şifa olduğuna rivayet edilir. Hacamat tedavisinin kökeni yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanır. Eski Mısır’da, Çin’de, Ortadoğu’da ve Uzakdoğu’da binlerce yıldır uygulanmakta olan bu yöntem günümüzde farklı isimler altında Amerika ve Avrupa ülkerinde de popüler hale gelmiştir.
Hacamat baş, sırt, omuz, bel, gögüs bölgesine, bacaklara ve şikayete bağlı olarak gerekli diğer vücut bölgelerine uygulanır. Uygulanacak bölge dezenfekte edilerek boyu 1cm’yi, derinliği ise 1-2 mm’yi geçmeyecek küçük kesiler uygulanır. Özel üretilmiş hacamat setleriyle bu bölgeye basınç uygulanarak kirli kan dışarı alınır. Tüm uygulama ortalama 15-25 dakika sürer. Hastalığa ve hastanın genel durumuna bağlı olarak aynı seansta 1-8 nokta arası uygulama yapılabilir.
Sağlığı korumak için Detoks amaçlı Bel fıtığı ve ağrıları Boyun ve omuz ağrıları Bacak ağrıları ve krampları Bacak ve dizde uyuşma Diz ağrıları Romatizma ve buna bağlı ağrılar Romatoid artrit El bileği ağrıları, karpal tünel sendromu Siyatik Baş ağrıları Migren Kadın hastalıkları Böbrek taşı ve kum ağrıları Kalp hastalıkları Kan dolaşım sorunları Varikosel Varis Bağışıklık sistemi zayıflığı Cilt problemleri Egzema Sedef hastalığı Obesite Diyabet Hipertansiyon Depresyon Stres Karaciğer hastalıkları Yüksek kolesterol Kabızlık Uyku problemleri Ruhsal rahatsızlıklar Bademcik Diş problemleri Ortakulak sorunları Göz hastalıkları Sinüzit Hafıza problemleri
Ozon tedavisine geçmeden önce ozon nedir ona bir bakalım? Ozon; Atmosferin üst tabakalarında bulunan, üç oksijen atomundan oluşan, canlı varlıkları güneşin öldürücü morötesi(UV) ışınlarından koruyan bir kimyasal bileşiktir diye tanımlayabiliriz. Ozon tedavisiyse; Aktif oksijen molekülü olan ozon gazı kullanılarak yapılan iyileştirici tedavilere "ozon tedavisi" denilmektedir. Ozon tedavisi bir çok patolojik durumu iyileştirmede yardımcıdır. Ozon terapi, doku ve hücrelere ihtiyacı olan oksijeni en etkili şekilde sağlayaması hedeflenen tedavidir. Medikal ozon daima saf ozon ve saf oksijenin karışımı şeklinde kullanılır. Uygulamaya bağlı olarak ozon konsantrasyonu 1 ve 100 µg/ml (0.05 – 5 %O3) arasında değişir. Ozon terapist, ozon terapi konusunda eğitimli bir doktor, hastanın durumu ve tıbbi endikasyona göre hastanın alacağı komple dozu belirler. Ozon günümüzde içme sularının, yüzme havuzlarının, atık suların mikroplarının öldürülmesinde kullanıldığı gibi gıda sanayinde de koku giderici ve mikrop öldürücü(Bakteri,virüs ve mantarları) özelliklerinden yararlanılmaktadır. Yüksek oksidasyon aktivitesiyle organik ve inorganik moleküllerle reaksiyona girer, onları oksitler, mikropları öldürür.
1- Dolaşım bozuklukları. 2- Anti-aging ( geriye yaşlanma ) ve yeniden canlanma. 3- Yaşlı kişilerde önlem ve tedavi. 4- Göz hastalıklarında. 5- kanser ve kanserde. 6- Cilt mantarları ve enfekte cilt lezyonları. 7- Enfekte yaralar. 8- Bağırsak Hastalıkları: proktitis ve kolit. 9- Virüslerden kaynaklanan hastalıklarda. 10- Karaciğer enflamasyonu hastalıklarında. 11- Enflamasyonlu ve dejeneratif eklem hastalıklarında. 12- Artritik ve Romatizmal Durumlarda ozon tedavisi uygulanabilmektedir
1- Hücre ve dokulara giden kan dolaşımını artırır. 2- Damarları yeniler, tansiyon düzenlenmesini sağlar. 3- Eklem ağrılarını ve kas rahatsızlıklarını iyileştirir. 4- Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı güçlendirir. Depresyon ve sıkıntıyı ferahlatıcı etkisi vardır. stres hormonu olarak bilinen Adrenalini okside ederek genel bir sakinlik sağlar. Depresyon kaynaklı gerginliği gidermeye yardımcı olur. 5- Bağışıklık sistemini güçlendirir. enfeksiyon hastalıklarına direnci artırır. 6- Deri kan dolaşımını artırarak cilt yenilenmesini, sıkı ve pürüzsüz görünüm oluşmasını sağlar. Daha temiz, daha yumuşak ve daha gençleşmiş bir cilde kavuşturur. 7- Kan ve lenf sistemini temizler. 8- hormon ve enzim üretimini normale döndürür. 9- Kaslarda biriken toksini gidererek kasları gevşetir ve yumuşatır, esnekliğini artırır. 10- Derinin üçüncü bir böbrek ya da ikinci bir akciğer sistemi gibi çalışması sağlanır.
RF (aref diye okunur) yöntemiyle varis tedavisi temel olarak lazerle varis tedavisine benzer. Tüm tedavi basamaklar hemen hemen aynıdır. Sadece damarı içten kapatmak ya da iptal etmek için biri lazer enerjisini diğeri radyofrekans enerjisini kullanır.Radyofrekansla varis tedavisinin tedavi prensibi yerleştirildiği toplardamar içinde ısı oluşturarak o damarı iptal etmektir. Ameliyattan farklılıkları nelerdir? 1. Radyofrekans ile varis tedavisinde narkoz gerekmez. 2. Tedavi sonrasında hastaneye yatış gerekemez. Hastalar işlemden hemen sonra yürüyerek eve dönebilir.
Köpük (Foam) Skleroterapide amaç damar içine sklerozan (büzüştürücü) madde vererek yüzeyel venlerin kurutulmasını sağlamaktır. Varis tedavisinde geliştirilen en son tedavi tekniği olan Köpük skleroterapi, diğer tekniklerle uygulanan skleroterapi tedavilerine göre oldukça yüksek başarı oranı taşır. Köpük (Foam) skleroterapi yönteminde sklerozan ilaç damar içinde kan ile yer değiştirir ve bu sayede damar duvarı ile direkt temas eder. Böylece tedavi etkinliğinin artması sağlanır. Oldukça hızlı ve ağrısız bir tedavi olan Köpük Skleroterapi sonrasında, uygulama yapılan bölge bandaja alınır ve 72 saat bandajlı kalması sağlanır. 72 saat sonunda, hastanın varis çorabı kullanmasına gerek kalmaz ve başarılı bir varis tedavisi sağlanmış olur